Nasıl Daha İyi Bir İletişimci Olunur Kendinizi İfade Etmenize Yardımcı Olmanın 7 Yolu

4 ay önce eklendi

1. Proaktif bir dinleyici olun.

Öncelikle proaktif dinleme ile dinleme arasındaki farka bakalım. Birisiyle sohbet ederken somut olarak orda bulunmanız ve söylenilenleri duymanız proaktif olarak onu dinlediğiniz anlamına gelmez. Sohbet esnasında sohbet içerisindeki anda kalabilmek, bilinçli bir durumda olmak ve kişinin sizinle paylaştıklarıyla ilgileniyor olmanız proaktif bir dinlemede olduğunuzu gösterir. Proaktif dinleme yapıyor olmanız başkalarının sorunlarına çözüm bulmanız gerektiği anlamına gelmez. Bu konuda denge kurabilmek önemlidir çünkü genellikle sohbet esnasında karşı tarafın ifade etmeye çalıştıklarını ve hislerini algılamaya çalıştığımız süreçte genellikle endişeli ve kaygılı oluruz. Sosyal alanlarda yakınlığa ve profesyonel iletişimlere güvenmek hayati önem taşır.

Nasıl proaktif bir dinleyici olabilirsiniz?

Bazızılarımız doğduğu andan itibaren mevcut aktif dinleyici durumundan uzaklaşmazlar fakat bazılarımızda aktif dinleme noktalarını kapatırlar. Bu aktif dinleme noktasını bilinçsiz bir şekilde de olsa kapattığımız gibi doğru bilinçlenmelerle tekrar öğrenebiliriz.

Aktif iletişim noktasında ilk olarak doğru beden koşulları sağlanmalıdır. İletişim kurulan kişiyle iletişim seviyenize uygun bir mesafede oturmak, konuşurken uygun göz teması kurmak ve sohbet içerisindeki anda kalmak gereklidir. Her kültürün iletişim biçimi farklıdır. Dolayısıyla beden ve göz teması olarak karşımızdaki kişinin kültürel durumlarını da göz önünde bulundurmalıyız.

İkinci nokta ise amacınız anlamak olsun yargılamak değil. Kurduğunuz cümleler veya sorduğunuz sorularda yargılamaya değil anlamaya yönelik bir tavırda bulunun.

Üçüncüsü ise; tavsiye vermeden önce durun ve bekleyin. Gerçekten karşı taraf bir yardım isteğinde mi yoksa sadece anlatıp rahatlamak mı istiyor bunu analiz edin. Söylemek istediğiniz bazı şeyleri kendi hayatınıza ilişkin anlattığınız şeylerde örneklendirerek sunabilirsiniz.

2. Empati sağlayarak güven inşa edin

Empati, başka bir kişinin duygularını tanıyabilmek ve bu tanıdığımız duyguları kendi içimizde hatırlayarak ya da hissederek algılayabildiğimiz karşı taraf bilincidir. İletişim kurduğumuz kişilere empati sağlamazsak insanlar kendilerine ve bahsettiği şeyleri değersiz hissedebilirler. Empati sağlamak kendilerini ve bahsettiği şeyleri onlar gözünde anlamlı ve değerli kılar. Proaktif dinlemeye ek olarak empati sağlayan biri olmak dikkatinizi dağıtan şeyleri görmezden gelebilmenizi ve başka kişilerinde söyledikleri şeyleri kabul etmeyi gerektirir.

Nasıl daha empati sağlayan biri olabiliriz?

İlk olarak yapacağımız en kötü şey onlara bu şekilde hissetmemelerini söylemek ya da onları samimiyetsiz övgülerle donatmak olacaktır. Öncelikle yapacağımız en sağlıklı şey ne hissettiklerini hissetmeye çalışmak olacaktır sonra ne demek istediklerini anlamaya çalışmak daha kolay olacaktır. Duygularına katılmasanız bile onların değerlerinin farkında olarak onlara destek olmanız ve şefkatle kurduğunuz empatiyi ifade edebilmeniz iletişimi daha aktif ve derin tutacaktır.

3. Beden Dilini Geliştirmek  

Yapılan çalışmalar beden dilinin etkisi ve öneminin sözlü iletişime oranla %55 daha yüksek olduğunu ortaya çıkartmıştır. Sözle ifade ettiğimiz noktada dahi bedenimiz bilinç ve otokontrol dışı biç biçimde tüm duygularımızı ve isteklerimizi yansıtır ve aynı şekilde karşı tarafın bilinç altıda bunları algılar. Sözlü iletişimin güvenilir olması ve yanlış bir anlaşılmaya sebep vermemesi için beden dili ile ortak bir denklikte ilerlemesi gerekir. Göz temasından kaçınırsanız ya da güvensiz göz temaslarında bulunursanız karşı taraf size güven noktasında sorunlar yaşayacaktır. Her ne kadar güçlü bir sözel iletişim beceriniz olursa olsun iyi bir hitabetin temeli sözün ve bedenin anlattığının bir oluşundan gelir. Eğer bu uyum sağlanamazsa herhangi kimsenin ya da kitlenin etkiniz altına girmesi, size güvenmesi ve söylediklerine ikna olması çok mümkün değildir.

4. Şeffaf ve Öz Olun

İster sözlü olsun ister yazılı olsun iletişim noktasında asıl odak noktayı gereksiz ya da fazla uzun detaylarla dağıtmayın. Anlatmayı istediğiniz asıl şeyi sade, duru ve net bir biçimde ifade etmek karşı tarafın sizden odağının kopmasına engel olacak ve ne sizi ne de karşı tarafı yoracaktır. Anlatmak istediğiniz şey net ise tekrarlardan uzak durun ama eğer anlatmak istediğiniz şeylerde bir netlik yoksa tekrardan uzak farklı örneklendirmelerden faydalanın.

İster bir kişi ya da kitleyle sohbet edin ister yazıyla bir kitleye hitap edin açık olmak ve öz olmak en büyüleyici noktadır.

5. ‘’Doğru‘’ Sorular Sorun

Sorularınıza sağlıklı cevaplar almak istiyorsanız beden diliniz, soru sorarken ki tonlamalarınız ve soru cümleleriniz önemli noktalardır. Sorunuzu geçekten sahip olmak istediğiniz bilgiye göre şekillendirin. Sorularınızı sahip olduğunuz bilgilere göre temellendirmek daha sağlıklı bir seçim olacaktır. Kişisel bir soru sorarsınız karşı taraf cevap vermemeyi seçebilir bu yüzden sorunuz kişisel bir soruysa bile bunu soru kalıbınızla daha farklı yansıtıp merak ettiğiniz cevabı duyabilirsiniz. Bu sebeple doğru soru sormak hayatınızda fark etmediğiniz bir yere sahiptir.

Nasıl Doğru Sorulabilir?

Sorularınızın cevabını soru kalıplarınız belirler, bu sebeple açık ya da soru kalıplarının bilincinde olmalısınız. Açık soru kalıpları açıklama kapalı soru kalıpları evet/hayır cevaplarını getirir. Soru sorma noktasında farkındalık önemlidir.

Niyetinizi düşünün; Aldığınız bilgi ile ne yapacaksınız? Yardım mı istiyorsunuz? Tartışmak mı istiyorsunuz yoksa çözüme kavuşmak mı? Bu farkındalık noktasından gerçekten ne istediğiniz konusunda dürüst davranmalısınız yoksa istemediğiniz sonuçlarla karşılaşabilirsiniz.

6. Yazılı İletişimi Geliştirmek  

Bazı kişiler sözel iletişimde daha rahat hissederken bazı kişiler ise yazılı iletişimde rahat hissederler. Kimimiz daha iyi bir yazılı iletişim becerisine doğuştan sahip olsak da kimimizin de bunu geliştirmeye ihtiyacı vardır.

Yazılı İletişimi Nasıl Geliştirebiliriz?

Araştırma süreci tamamlandıktan sonra eğer gerekliyse beyin fırtınası yapmayı deneyin. Beyin fırtınası yapmak; Sansür uygulamamak, yargıda bulunmamak, bağlılık ya da doğruluk kaygısı gütmemekten gelir.

Bu sayede daha rahat biçimde düşüncelerinizi kağıda aktarırsınız. Sonrasında dönüp baktığınızda özellikle kullanmak istediğiniz ya da biraz düzenleme sonrasında daha iyi hale getirebileceğiniz cümleleri seçersiniz. Bu cümleleri ‘ giriş, gelişme, sonuç ‘ bağlamında toparlayabilir ya da zamanlama sırasına göre bir dizilişe göre toparlayabilirsiniz. Eğer emin olamıyorsanız, kalemine güvendiğiniz birisi ile paylaşarak fikir alışverişinde bulunabilirsiniz.

7. Çatışma Çözmeyi Öğrenin

Kabul etmemeyi kabul edin. Kabul etmemek dendiğinde kafanızda canlanan durum başka olabilir fakat aslında karşımızda ki kişinin düşüncelerini kabul etmemek anlamına gelir. İki kişi farklı düşüncelere ya da isteklere sahip olmayabilirler. Burada ki önemli bir nokta bunu kabul etmektir. Burada bir doğru/yanlış ya da haklı/haksız arayışında olmak sağlıksız bir durumdur. Olgunlaşmış bireyler genellikle bu dengenin ve gerçekliğin farkındadır. Bu arayışlar bittiğinde tartışma içerisinde ki ifade bilinciniz doğru/yanlış ya da haklı/haksızlık gibi yargılarla bulanıklaşmayacak ve böylece daha berrak bir şekilde kendinizi ifade edebileceksiniz. Buna izin vermediğiniz zamanlarda kendinizi bir tehdit altında hissedebilirsiniz ve bu olumsuz duygular sizin etkili iletişim kurmanızı etkiler.

Çatışmayı çözmek duygu ve bakış açısı farklılıklarını kabullenmekle başlar. Öfkelenmek yerine onu görebileceğiniz farklı bakış açılarıyla duruma yaklaşmalısınız. Sorunlara sağlıklı tartışmalar ve çözümlerle yaklaşmak ve insanlarla saygılı ve onurlu bir şekilde etkileşim kurmak konusunda usta olmak, büyümeye ve mutluluğa giden yolu aydınlatacaktır.

YORUMLAR